20.02.2018

AHISKALILARIN SORUNLARININ ÇÖZÜMÜ

 TBMM  3835  SAYILI KANUNDAN GEÇER

Ahıska Türklerinin Türkiye’ye kabulü ve iskânına dair kanunu hatırlayalım.

Kanun No: 3835

Kabul tarihi: 02.07.1992

Resmi gazete: 11.07.1992

Tarih ve no: 21281 Tertip 5 cilt:31

TBMM’nin 3835 sayılı kanunu dünyanın 9 ülkesi ve 3 kıtasında yaşayan Ahıska Türkleri için hayati önem  taşıyor. Aradan 26 sene geçmesine rağmen kanun Devletimiz tarafından Bakanlar Kurulu Kararı ile çalıştırılıyor, demek ki kanun hala yürürlüktedir. Ahıska Türkleriyle ilgili çalışmalarda ve oluşumlarda devletimiz bu kanunu esas alıyor: 170 ailenin Iğdır’a ve 700 ailenin Erzincan’a iskânlı göç sağlanmasında, 2009’da ve 2017 yıllarında iskânsız göç eden ailelere istisnai vatandaşlık verilmesinde, son zamanlarda bir kısım Ahıskalıya uzun dönem ikamet verilmesinde, İzmir’de TOKİ tarafından Ahıska  Türkleri için 560 konut yapılmasında gibi…

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk defa yurt dışında yaşayan Türklerin Türkiye’ye getirmek için  çıkarılmış bir kanundur. Elimizde sekiz maddelik anayasa gibi bir kanun varken biz Ahıskalı sivil  toplum kuruluşları (STK), bu kanundan yararlanamadık. Kanun ile ilgili gündem oluşturamadık. Basın ve medyada bu kanunun varlığını duyuramadık. TBMM’de Milletvekilleriyle görüşerek bu kanuna göre bize bir ayrıcalık tanınmasını talep edemedik.

DATÜB Başkanımız Sayın Ziyetdin Kassanov ve ekibinin büyük çabalarıyla bir kısım Ahıskalıya uzun dönem ikamet verildi, 23 bin Ahıskalıya istisnai vatandaşlık hakkı tanındı. . Bu süre içerisinde müracaat edenlerin sorunları çözülmüşse de sonra gelenlerin veya gelecek olan aileler Türkiye’de eski sorunlarla karşı karşıya kalacaklar.

Biz Türkye’deki STK’lar yıllardır TBMM’nin 3835 sayılı kanununa önem veremedik, sorunlarımızın kalıcı değil günü birlik çözmeye çalıştık. Bundan dolayıdır ki kendi anavatanımızda yabancı muamelesi gördük. Yabancılara verilen kısa dönem ikamet teskereleri ile kendimizi avuttuk. Verilen ikametlere çalışma hakkı tanınmadı. Çalışma yasağı ile yıllarca mücadele ettik. İnsanlarımız ekmek parası için kaçak çalıştılar. Diploma denklikleri, emeklilik ve diğer sosyal haklarla ilgili sorunları çözemedik. Bizlere gösterilen yabancı muamelesi çok gücümüze gitmesine rağmen saygı çerçevesinde haklarımızı aradık ama sonuca varamadık. Elimizdeki 3835 sayılı kanun hiç yokmuş gibi davrandık. Bazı STK Başkanları bu kanunun gündeme gelmesine bile karşı çıktılar.

Sorunlarımızı günübirlik pansuman yaparak çözüme kavuşmasını öngördük. Hâlbuki tıpta pansuman yaparak yarayı iyileştiremezsin, hastalığın etyopatogenez dediğimiz mikrobunu ve virüsünü yok ederek kökten çözüme gidilmesi gerekiyor.  Ahıska Türklerinin sorunlarının tek kalıcı çözüm yolu TBMM’nin 3835 sayılı kanununu devamlı gündemde tutması, çalıştırılması sağlamasından geçer.

1992/3835 sayılı kanun eğer işletilseydi, Türkiye’de iskansız göç etmiş Ahıskalı ailelerin her türlü problemin halledilebileceği inancındaydım. Söz konusu kanunun birinci maddesi iskansız göç etmiş ailelere vatandaşlık hakkı ve yurtdışında yaşayan Ahıskalılara vatandaşlık hakkı verilebilirdi. Sadece Bakanlar kurulunun kararı yeterli olacaktı.

Her şey DATÜB’tan ve Sayın Ziyetdin Kassanov’dan beklemek yanlıştır. Türkiye’deki STK’lar kendi aralarındaki husumetlere ve çatışmalara son vermeli barış ve huzur içinde DATÜB öncülüğünde Türkiye’deki sorunlarımıza kalıcı çözümler sağlamalıdır.

 

DATÜB İZMİR TEMSİLCİSİ

İZMİR AHISKA TÜRKLERİ DERNEK BAŞKANI

  1. İBRAHİM AGARA