YUNUS ZEYREK’İN EŞİ RAHİME HANIM’LA MÜLÂKAT

Dr. İbrahim AGARA

 

*Rahime Hanım, önce hocamıza geçmiş olsun diyor ve acil şifalar diliyoruz. Biz Ahıska Türkleri, Yunus Hoca’yı son 20 yıldır tanıyoruz. Gazi Üniversitesinde Türk Dili ve Edebiyatı hocası olarak biliyoruz. Yunus Hoca’nın Osmanlı tarihi araştırmacısı ve Osmanlıca eserleriyle belgeleri okuyabilen iyi bir araştırmacı olduğunu biliyoruz. Kendisi, Ahıska ve Ahıska Türkleri araştırmacısı ve halkımızın savunucusu olarak Ahıska Türkleri arasında büyük izler bırakmıştır. Konuyla ilgili yazdığı kitaplarla editörlüğünü yaptığı Bizim Ahıska dergisi halkımız arasında çok okunan ve bilinen yayınlardır. Biz, Yunus Hoca’mızın evde nasıl birisi olduğunu bilmiyoruz ve bu konuyla ilgili olarak size birkaç soru sormak istiyoruz. Siz Yunus Hoca’yla nerede tanıştınız ve ne zaman evlendiniz, kaç çocuğunuz var?

 

Yunus Hoca’yla 1983 yılında memleketim olan Çanakkale’nin Çan ilçesinde tanıştık. Kendisi orada edebiyat öğretmeniydi. 3 Mayıs 1984 yılında evlendik. 1985’te ilk oğlumuz Ekrem Şamil, 1988’de ikinci oğlumuz Ahmet Gazi ve 1993 yılında da biricik kızımız Banu Çiçek dünyaya geldi.

 

*Evde nasıl bir eş ve nasıl bir babadır?

Her zaman hayatın tam ortasında olan biridir. O derece ki, bazen benim işlerimle de ilgilenir.  Mutfakta pek iyi sayılmasa da yalnız kaldığı zaman başının çaresine bakabilir. Alışverişe onsuz asla gitmem, çok iyi pazarlık yapar ve en kaliteli ürünleri en iyi fiyata bulur. Ev ekonomisi konusunda kimse eline su dökemez. O, enerjisi fazla gelen, yirmi dört saatlik zamana sığamayan biridir. Hiçbir şeye üşenmez ve hiçbir işi ihmal etmez. Mesela bir şey kırıldı veya bozulduysa en kısa zamanda yerine konur veya tamir edilir. Çalışmayı o kadar çok sever ki, öğleden sonra yapacağı iş için bile sabah erkenden kalkar. Zaten bizim evde hayat erken başlar. Tatil günleri bile böyle… Çocuklarla ilgisi zaman zaman öğretmen resmiyeti içinde olsa da ilgili bir babadır. Yunus Hoca akademik kimliğinin dışında tam bir ev insanıdır.

 

*Eşinizle ilgili olumlu ve olumsuz düşünceleriniz nedir?

Olumsuz tarafı, sabırsız ve bazen karamsar olmasıdır. Çabuk etkilenir, acele karar verir.  Bir de hiç susmayan cep telefonuna araba kullanırken cevap vermesi… Olumlu tarafı,  tuttuğunu koparan, çalışkan ve temiz bir insandır. Eline aldığı işi en iyi şekilde yapar.  Bazen benim safiyane baktığım konulara o düz mantıkla bakar ve benim göremediğim olumsuzlukları yakalar. Diğer taraftan Yunus Hoca, hayatını öğrencilerine ve Güney Kafkasya’ya adamış bir bilim adamıdır. Aynı zamanda iyi bir eş ve babadır. Akrabalarımız arasında da hatırı sayılır ve birçoğu ona fikir danışır. Ülkemizin daha müreffeh hale gelmesi için eğitimin ve insana yatırımın fazlasıyla farkında olduğu için araştırmacılığı ve eğitimciliği çok genç yaşlardan itibaren kendisine şiar edinmiştir. Boş durmayı hiç sevmez; dinlenirken dahi okur, yeni şeyler öğrenir, okuduğu meseleleri dostlarıyla tartışır. Yunus Hoca hakkında söyleyebileceğim tek olumsuz şey çok çalışmasıdır diyebilirim. Fakat bu yoğun çalışmaları arasında ailesine ve özel hayatına zaman ayırmayı ihmal ettiği anlamına gelmiyor. Bundan dolayı kendisine her zaman saygı duydum.

 

*Sizin yaptığınız etkinliklere eşlik eder mi?

Genellikle etmez, çünkü her zaman işi başından aşkındır.  Bizim çalışma alanımız her ne kadar yakın gibi görünse de o akademik çalışıyor, ben bilhassa çocuk edebiyatı alanında yazarım. Mesela yepyeni bir masal yazdığınız zaman bir başkası size yardım edemez; her cümleniz orijinal olmalı. Esasen benim yazdığım parçalar konusunda garip bir taassubum var. Bir başkasının cümlesinin karışmasını istemem. Ama yine de zaman zaman fikrine başvururum. Hatta bazen fikir münazaraları yaparız. Birlikte yürüyüş yapar ve eş dost ziyaretlerine gideriz.

 

*Özel günlerinize ne kadar önem verir, romantik midir?

Hoca özel günlerimizi genellikle hatırlar ve sürpriz hediyeler hazırlar. Yoğun çalışma dönemlerinde bazen özel günleri unutur fakat sonradan bunu telafi eder. Evlenme yıldönümümüzü hiç unutmaz. Ben bazen unuturum, o unutmaz.

 

*Ev işlerinde size destek olur mu?

Yunus Hoca ev işlerinde bana her zaman yardımcı olur, eli alet tutar ve çoğu zaman eve usta çağırmamıza gerek kalmaz. Bazen tamir ettiği şeylerden parça artırır! Böyle zamanlarda çocuklar devreye girer. En önemlisi alış verişi bana bırakmaz. O ev için alışverişi zevkle yapar. İhtiyaç maddelerinin azaldığı veya bittiğinin farkındadır. Bazen tükenen bir malzemeyi ben listeye yazmayı unuturum, o istemeden alır. O malzemenin bitmiş olduğunu tahmin eder!

 

*Hocamızın yazdığı kitap sayısı kaçtır.

Kendisini Güney Kafkasya’ya adamış bir akademisyen olarak Yunus Hoca, Güney Kafkasya konusunda kitaplar ve makaleler yazmıştır. Tarihten edebiyata, folklordan biyografiye çok sayıda makale ve kitap kaleme almıştır. Çeşitli kurum ve üniversitelerde verdiği konferansların sayısını bilmiyorum. Fakat 2017 Şubat’ından itibaren rahatsızlığı onun bu faaliyetini durdurdu. Çok davet geldi ama o hasta olduğundan gidemedi. Kendisinin makale külliyatı bugüne kadar derlenmemiş olmakla birlikte tahminen yüzlerle ifade edilebilir. Ayrıca bildiğiniz üzere 13 yıldır Bizim Ahıska Dergisi’ni fedakârca ve olağanüstü çabalarla çıkarmaktadır. Gece yarılarına kadar çalışmalarının en yakın şahidiyim. Hoca’nın ayrıca yayıncıları arasında Milli Eğitim Bakanlığı, Kültür Bakanlığı, Dergâh ve Ötüken’in de bulunduğu toplamda 25 kitabı bulunmaktadır.

 

*Evde Ahıska davasından bahseder mi?

Bahsetmek ne demek! Yunus Hoca’nın yediği ekmek Ahıska, içtiği su ise Posof’tur. Bildiğiniz gibi bugün Ardahan’a bağlı olan Posof, tarihte Ahıska’nın bir sancağıymış. Posof, Ahıska kültürünün tamamlayıcı parçasıdır. Bu itibarla, evimizde tabii ve modern bir Ahıska kültürünün yaşandığını söyleyebilirim. Nitekim evimizde xinkal, bişi ve kete pişirilir; yöreye ait özlü sözler kullanılır ve zaman zaman sürgün hatıraları konuşulur. Yani Ahıska bizim özel hayatımızın bir parçasıdır.  Bu toplumun yaşadığı her şeyi biz birebir yaşarız. Onların maruz kaldığı acılar, ıstıraplar, sanki kendi aile efradımızın başına gelmiş gibi bizi ilgilendirir.

 

*Hobileri var mı, nelerdir?

Yunus Hoca günlük hayatında renkli bir şahsiyettir. Milli meselelerle yakından ilgilense de dünya algısı olan modern bir Türk aydınıdır. Her kesimden insanla kolayca samimi olabilir. Onunla tarihten edebiyata, kültürden siyasete kadar her konuda saatlerce sıkılmadan konuşabilirsiniz. Hoca’nın temel ilgi alanı halk edebiyatı ve Dede Korkut, Ermeni meselesi ve Güney Kafkasya olmakla birlikte, kendisi pek kabul etmese de, özellikle Osmanlı tarihi ve yakın dönem Türk tarihi konusunda da otoritedir. Bu alanlarda herhangi bir konu ile ilgili saatlerce konferans verebilir. O, aynı zamanda bir şairdir. “Bu Yolda” adlı şiir kitabı 1998’de Bakanlık tarafından basılmıştır.  Ondan sonra da zaman zaman çok ciddî Ahıska şiirleri yazmış, bazıları bestelenmiştir. Diğer taraftan Hoca, öğrencilik yıllarından bu yana tam bir fotoğraf tutkunudur. Fotoğraf tekniklerini çok iyi bilir ve ışığı iyi kullanır. Bunun dışında zaman zaman güncellediği pul ve para koleksiyonları da var. Az da olsa eşref saatlerinde saz çalar, türkü söyler. Mahalli özelliği olan süs eşyaları ile semaver, kağnı, kızak, tırpan, kabalak gibi aile yadigârı eşyaları ihtimamla saklar. Şüphesiz bütün bunların başında gelen hobisi okumaktır. Okumaktan yorulmaz, iki günde bir kitap bitirir.

 

*Rahime hanım sizim hocamızla ilgili sormadığımız ve sizin belirtmek istediğiniz başka özellikleri var mı?

Yunus Hoca, çok sabırlı ve çok dayanıklı bir insandır.  Son altı aydan beri çok acı çekti. zaman zaman zor katlandı, ama hiç isyan etmedi. Bildiğiniz gibi hoca kolon ve karaciğer kanseri teşhisiyle 1 Mart’ta ameliyat oldu. Bunu takiben uzun bir kemoterapi dönemi geçirdi. Doktorların ifadesine göre onun bu kadar büyük bir felâketi atlatabilmesi, kötü alışkanlığının olmamasına bağlıymış. Ne alkol ne sigara…  Hoca düzenli ve temiz bir hayat yaşamasının karşılığını aldı.  Bu arada aileden saydığı ve sevdiği Ahıskalı hemşehrileri bizi zor günlerimizde yalnız bırakmadılar. Bu vesileyle başta siz olmakla beraber bütün hemşehrilerimize çok teşekkür ederim.

 

 

l