10 Aralık İnsan Hakları Günü, tüm dünyada haksızlığa, sürgüne ve soykırıma uğrayan toplumları ve milletleri konu alan haberler gündeme getirirler, toplantılar düzenlerler.
Son yüzyılda üç kez sürgün ve soykırıma uğramış Ahıska Türklerine insan haklarını savunucu örgütler hiç hatırladı mı? Acaba gazete ve dergilerde bu durumun bahsi geçti mi? Ben rastlamadım, sizin de rastladığınızı düşünmüyorum…

Ahıska Türkleri bugün dünyanın üç kıtası ve dokuz ülkesine sürülmüş tüm insan haklarından mahrum, yaşadıkları ülkelerde ikinci ve üçüncü sınıf vatandaşı olarak ayakta kalma mücadelesi vermektelerdir. Sebebi Ahıska Türklerinin Türk ve Müslüman olmasından kaynaklanmaktadır. Ahıska Türkleri yaşadıkları ülkelerde birlikte yaşadığı topluma karşı, milletine ve bayrağına çok ama çok saygılı, devletine ihanet etmemiş, saygıdan dolayı bölge insanının dilini öğrenmiş, aynı dilde konuşan insanların örf ve adetlerini yaşatmıştır.

Bu arada dünyanın üç kıtasında yaşamalarına rağmen kendi Türk dilini, Müslüman dininin örf adet ve geleneklerini yaşatmaya devam etmektedirler.

Bunca fedakârlıklarına, iyimserliklerine rağmen üç kez sürgüne ve soykırıma uğradılar. Bir insan veya toplum bazı sebeplerden dolayı kendi memleketi dışında yaşıyorsa ve o insan sadece yaşadığı bölge insanı olmadığı için sürgün ve soykırım yapılıyorsa ve bu insan hakları örgütleri tarafından savunulmuyorsa, bu bir felakettir. İnsan hakları dernekleri veya savunucuları kime hizmet eder diye sormak geliyor insanın içinden. Dediğinizi duyar gibiyim: hepsi Ermeni, Rum, PKK’lı, DAİŞ gibi toplumlara ve örgütlere hizmet ediyorlar. Eğer biz Türkler, Ahıska Türkleri, Kırım Türkleri ve diğer Türk toplumlarının sürgünü ve soykırımlarını gündeme getirecek ve bu toplumların haklarını arayacak bir insan hakları derneklerini kuramamışsak bizlere yazıklar olsun.

Böyle devam ederse, biz Türkiye’deki Türkleri düşünemez hale geliriz, haklarını savunamayız.

Ahıska Türklerine yapılan sürgün ve soykırımlar insan haklarına aykırıdır. Bizim sorunlarımızın çözümünü Avrupa İnsan Hakları Mahkemeleri, AGİT, Rusya ve Gürcistan devletinin kapılarında yıllarca aradık. Sonuç alamadık. Sorunlarımızın ve problemlerimizin tek çözüm yolu Türkiye Cumhuriyeti Devleti kapısıdır. Türkiye Devleti de bu kapıları açacak güce sahiptir.

Ahıskalı sivil toplum kuruluşları ve Ahıskalı aydınların, milletimize karşı yapılan sürgün ve soykırımları Türkiye’mize bıkmadan, kırılmadan, devamlı, saygı içerisinde anlatmamız gerekiyor. M.K Atatürk’ün deyimi ile ‘ Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur.’

Gönül isterdi ki insan hakları savunucuları sözde değil özde tüm ezilenlerin, sürgün ve soykırıma uğrayanların din, dil ayrımı yapmadan gerçek savunucusu ve sesi olsunlar.

 

 

14.12.2016

  1.                      İBRAHİM AGARA

İZMİR AHISKA TÜRKLERİ DERNEK BAŞKANI

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here