HANGİ DEMOKRASİ KIYAR BUNLARA?

 

Mahmut-Zenne Göferov çifti Ahıska’da doğdular. Daha çocuk yaştayken atayurtlarından 14 Kasım 1944 tarihinde bir gecede ansızın ailece silah zoruyla sürüldüler. Gittikleri orta Asya ülkelerinde sürgünde tanışıp evlendiler. Yıllarca baş koydukları bir yastıkta vatana dönme hayaliyle değişik ülkelerde yaşam savaşı verdiler. Nihayetinde gül devrimiyle demokrasiye geçen Gürcistan rejiminin daha çok da Avrupa Konseyi’ne verilen sözler dolayısıyla yumuşama gösterilen sürülmüş halkların geri dönüşleri ile ilgili ılımlı politikalardan yararlanarak aile tamamen kendi imkanlarıyla atayurtları Ahıska’ya döndüler.

Yaşlı Göferov çifti bir oğlu ve ailesi refakatinde 18 Eylül 2009 tarihinde Ahıska’ya gelerek Tavarni mahallesinde aldıkları evde yaşamaya başladılar. Bin bir müşkülata katlanarak sürüldükleri topraklarda yeniden yaşamanın mutluluğu ile diğer Ahıska Türklerine mesaj gönderirken sözde demokrasinin kurbanı olacakları akıllarından bile geçmiyordu.

74 yaşındaki Mahmut dede daha 7 yaşında çocukken sürüldüğü topraklarda sürgün günlerini yeniden yaşarken babalarına yaptırdıkları demir yolundan nasıl sürüldüğünü anlatırken nereden bilebilirdi ki Gürcistan’da hala o eski kafalarda insanların bulunduğunu?..

Hem de devletin içinde…

 

1944 zihniyeti aileyi parçaladı

Gürcistan’da az sayıda da olsa 1944 zihniyetinin günümüzde halen daha yaşadığı 50 yıldan fazladır bir yastığa baş koyan Mahmut-Zenne Göferov çiftini yeniden hem de devlet eliyle ayırarak kendisini gösterdi.

Mahmut Göferov Azerbaycan pasaportu ile Gürcistan’a girmiş ve ata dede toprakları olan vatanı Ahıska’da yaşamaya başlamıştı. İki yıl geçti aradan Gürcistan devleti bu toprakların asıl sahiplerine vatandaşlık vermemişti. Pasaportunun günü bitmek üzereydi. Azerbaycan’a giderek pasaportlarını uzattılar. Geri dönerken Gürcistan sınırında Zenne Göferava’nın pasaportuna giriş vururlarken eşi Mahmut Göferov’a giriş vurmadılar. Sebebini bile bildirmeden “Sen Gürcistan’a giremezsin” dediler. Daha gümrükteyken Gürcü devleti bu yaşlı çiftleri birbirinden ayırdı. Oğlu geldi annesini Ahıska’daki evine götürürken yaşlı babası boynu bükük geri dönmek zorunda kaldı.

2 seneye yakındır bu ihtiyar Ahıska Türkü Gürcistan’a giremiyor. Her sınıra gittiğinde geri çevriliyor. Suçunu bilmiyor. Bu yaşlı adamın suçu ne olabilir ki? Eğer Gürcistan yasalarına göre suç işlemişse bu ihtiyar Gürcistan’da yargılanması gerekemez mi?

Şayet yargılanamıyorsa, ortada suç unsuru yok demektir.

Peki, Gürcistan devleti hangi demokrasiye uydurarak bu yaşlı çifti birbirinden ayırır.

Dünyada uygulanan hangi demokrasi bu yaşlı çifte kıyabilir ki?…

 

Kavuşmayı Bekliyorlar

Gürcistan Demokrasisinin ayırdığı yaşlı çift sürgün yıllarından sonra hayatlarının sonbaharında kısa da olsa yaşamak için kavuşmayı bekliyorlar. Zenne nine her gelen gidene “Gadazi alem beni dedeme kavuşturun” diyerek adeta yalvarıyor.

Kim duyacak bu sesi?

Hangi insan hakları savunucuları 68 yıldır sürgünlerde yaşayan bu halkın sesine kulak verecek?

Dünyanın tanımış olduğu kanayan bu yaraya kim mehlem olacak?

Nerede insan hakları?

Nerede bu demokrasi?

Herkese var da Ahıska Türklerine yok mu?…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here