Ahıska’lı Türk toplumu 1828 Edirne antlaşmasıyla Tarihin olduğu gibi talihininde değiştiği ve günümüze kadar yaklaşık iki yüz yıla yakın bir türlü kendine gelemediği ,çok ızdırap ve acı günler geçirmiş, adeta insanlığın baktığında kendini ,geçmişini ve çıkardığı ders ölçüsünce duvara resmedilmiş bir ibret tablosudur.Günümüz insanının bilhassa Ahıskalı’nın bu tabloyu ne kadar tanırsa gelecek hakkında o kadar isabetli adımlar atacağı inancındayım ( geçmişini bilmeyenler geleceğine kör bakar) atasözü bunun en güzel ifadesidir.

Ve Ahıskalı’nın öncelikle Ne idik? Ne olduk? Ne olacağız? sorusunu kendine sorup bunların cevabını bulduğu zaman yapılması gerekenleri yaptığında sorunlar kendiliğinden çözümlenecektir. Ne idik? Bizler Ahıskalı Türk toplumu olarak Selçuklu İmparatorluğu varislerinden Karaman Beyliğinin dağılması veya dağıtılması ile Ahıskaya yerleşmiş veya yerleştirilmiş Türk toplumudur. Dini İslam, Dili Türkçe konuşan yaşadığı Ahıskanında yerli Ahalisinin Kıpçak Türkü olması oradaki Toplukla çok rahat kaynaşıp yerleştiği o güzel bölge inancı ve kendi becerisiyle kısa zamanda Cennet bahçesine çevirmiş, orayı Vatan edinmiş (450)dörtyüz elli yıl burada insana ve insanlığa yakışır şekilde bir arada yaşamış bir Millettir.

Ne olduk? 1928 Edirne antlaşmasıyla mensubu bulunduğu Osmanlı İmparatorluğundan ayrılıp Ruslara bırakılan Ahıskalı yüz yıla yakın Ruslarında buralarda yeterince hakimiyet kuramayışı ile kendi iç dinamikleriyle baş ,başa kalan Ahali sınırsız Hürriyet ve sorumsuz bir yaşam tarzını kabul etmişler. Zamanla kendi içindeki bozulma ve deforme ler gittikçe Feodal bir bir yapıya bürünmüş toplum kendi içinde bölünme ,çok başlı , Gelenek ve Göreneklerinden gittikçe uzaklaşan ezenin ve ezilenin olduğu başsız,Lidersiz toplum haline geldiği bir gerçektir. 1917 Bolşevik (komünist) ihtilalıyla bu bölünme su üzerine çıkmış ,ezilen fakir kesimin arasında ihtilalin oldukça ilgi ve alaka görmüş olması ihtilalcilerin elini güçlendirmiş.

Stalin’nin de bir Gürcü ve Ahıska toplumunu yakinen tanıyor olması, bu bölge üzerinde olan hakimiyetini hızlandırmış, Rus destekli Komünist partisi üyeleri yeni Rejimin savunucusu ve ondan aldığı güç mensubları bulunduğu insanlar üzerinde yeni bir ezici güç olarak uygulama alanı bulan hayırsız evlat, fırsat düşkünü ,çıkarcı ,hırslarına alet olmuş.

Geleceğinden habersiz kişilerin, avuçlarına düşmüş ,geleceğinden umutsuz bir toplum durumunda kalan Ahali Ahıskalı bu ümitsizliğe çare olarak Ana yurtlarını terk etmeye varan ve kendileri için sınırı geçip Türkiye Cumhuriyetine yerleşmeye karar vermişler. Aileler arasında yeni bir bölünme ,kırılmaya yol açtığı gibi kalan toplumunda zayıflaması demekti. Günün rakamlarıyla yaklaşık (200)iki yüz bin nüfusun beşte biri (40) kırk bine yakın insanın Türkiye ye geçmiş olması azınsanmayacak kadar bir rakama ulaştığı da Ahıskalılar adına bir yıkımdır.

Ne yapmalıyız? Türkiye ye geçmeyi kendileri için kurtuluş gören ve neticede geçip Ağrı Eleşkirt ve Köylerine yerleştirilen yaklaşık (20) bin bir o kadar da Muş Bulanık ve köylerine yerleştirilen Ahıskalı’nın geldiği yerde o günün şartların da aradığını bulamadığı gibi geldiği yıllarda insanların her şeyi unutarak sadece içine düştüğü açlık ve sefalet ,yoksulluk mücadelesiyle ömürlerini tamamlayıp ahrete göçtükleri bir gerçektir. İkinci nesilinde tarihin sürecinde kendini toparlayıp sefalet ve açlığı yenmesine rağmen , gelişen ve değişen topluma ayak uyduramayışı görünmektedir. Kısa zamanda geliş amacını unutarak geçmişini göremeyişi yeterince geleceğine yön veremeyişidir. 1932’ler de gelip yerleşip yurt edindiği yerlere ısınmadan 1960’lar da batıya Büyük şehirlere göç verip, bu göçünde bilinçli ve mantıklı olarak yapılmadığından, ne göçen, nede orda kalanlar açısından istenilen fayda sağlamamıştır. Şehre gelenler şehrin karmaşasın da ,olumsuzluklarında kaybolmuş orda kalanlarda başka bir Asimile olmakla yüz,yüze bırakıldığı’nın ifadesidir.Bugün Nüfusun yüzde doksan beşi Şehre göçen bu toplumu bir araya toplama ,toparlama ,bir ,birileriyle irtibatın sağlama ve geçmişin olumsuzluklarını eleyip gelecek için toplum adına Ahıskalı adına yeniden bir dirilişin olması gerekir. Bu toplumun öncelikle dernekleşmeye, tek çatı altında toplanmaya güçlü yönetimlere, gelecek adına bir şeyler yapacağına inanan Ahıska kadar büyük ve bir o kadar ağır bu davayı yüklenecek Lidere ve onu seçecek bireylere ihtiyaç vardır . Allah yardımcımız olsun sevgi ve saygılarımla.

Osman N. YELKOVAN (İzmir)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here