Ahıska Türklerinin sorunlarını Avrupa Konseyi gündemine taşımak için Dünya Ahıska Türkleri Birliği (DATÜB) temsilcileri Fransa’nın Strasbourg kentine giderek bir dizi görüşmelerde bulundular. Avrupa Konseyi’nin 2010 yılı 4. dönem toplantıları 4-8 Ekim 2010 tarihlerinde yapıldı. Strasbourg’daki toplantılar için DATÜB Genel Başkanı Ziyatdin İsmihanoğlu’nun da katılacağı programlanan görüşmelere, Ankara’dan DATÜB Genel Koordinatörü Prof. Dr. İlyas Doğan, Fransa’dan DATÜB Avrupa Temsilcisi Gazeteci Burhan Özkoşar ve DATÜB Tiflis Temsilcisi İsmail Molidze birlikte genel başkanı temsilen katıldılar. DATÜB Genel Başkanı Ziyatdin İsmihanoğlu ise son anda Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Mehmet Ali Şahin’in Kazakistan ziyaretinde Ahıska Türklerine de programında yer vererek görüşmek istemesi üzerine Kazakistan’a döndü.

 

Bursa’dan gelen mektuplar kayıtlara girdi

Bursa’dan “Sürgüne Uğramış Ahıska Türkleri’nin Haklarını Arama Merkezi” tarafından organizesi yapılan ve birçok hemşerimizin yaklaşık 2 yıldır Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Başkanlığına yazmış oldukları mektupların Ahıska Türklerinin sorunlarını Avrupa Konseyi’ne aktarmada etkili olduğu bildirildi. Türkiye’den iadeli taahhütlü olarak gönderilen Ahıska Türklerinin mektupları Avrupa Konseyi’nin ilgili birimlerine ulaştırılarak kayıtlara geçtiği aktarıldı.

 

Avrupa Konseyi gündemine taşınan genel sorunlarımız şunlardı

Gürcistan Devletinin Ahıska Türklerinin geri dönüşünü engelleyici bir tutum içindedir. Gürcistan’ın bu tutumunu belgeleyen bazı örnek olaylar maddeler halinde yetkililere görüşmeler esnasında iletilmiştir.

 

  1. Vatana dönüş için Azerbaycan’dan yapılan 13.000 civarında başvurudan sadece 5500’ü işleme konmuş ancak henüz hiçbir sonuç çıkmamıştır. Diğer ülkelerden yapılan az sayıda başvuru da Gürcistan makamlarınca bekletilmekte ve bir psikolojik bıktırma politikası güdülmektedir.

 

  1. Gürcistan’a kendi imkânları ile dönen 42 aileye inanılmaz baskılar uygulanmaktadır. Onlardan geldikleri ülkelere geri dönmeleri için inanılmaz baskılar uygulanmaktadır. Bu aileler sürekli polis tarafından izlenmekte ve rahatsız edilmektedirler.

 

  1. Kendi imkânları ile ev veya tarla satın alanlara çeşitli bahaneler öne sürülerek tapu belgesi verilmemektedir. Böyle bir keyfi uygulama ne yazık ki Avrupa Konseyi’ne üye bir devlette yaşanmaktadır.

 

  1. Gürcü makamları kendi imkânları ile Ahıska’ya dönmeye çalışanlara karşı ayrımcı, ırkçı ve suçlayıcı muameleler yapmaktadır. Gelenlerin eşyaları dağıtılmakta, parçalanmakta, eşyaların içinde eroin, esrar gibi suç sayılan maddelerin bulunduğu bahane edilmektedir. Ancak bugüne kadar bu iddiaların hiç biri doğru çıkmamıştır.

 

  1. Gürcistan’a dönen Türklerin soy isimleri değiştirilerek onlara Gürcü ismi almaları yönünde açık bir baskı uygulanmaktadır.

 

  1. Ahıska’ya dönenlere hiçbir şekilde Gürcistan vatandaşlığı verilmemektedir. Vatana kendi imkânları ile dönenlerden Türkiye’ye turist olarak geçiş yapanlar hiçbir gerekçe öne sürülmeksizin sınırdan içeri alınmamaktadır. Böylece aileler bölünmektedir. Gürcistan’ın bu uygulamasının amacı gelenleri pişman ederek geri gitmelerini sağlamak, gelmek isteyenlerin de gözünü korkutmaktır.

 

  1. Halkımızın vatanımız Ahıska’ya dönmesi ile ilgilenen herkes bir bahaneyle hapse atılmakta, tutuklanmakta ve ayrımcı uygulamalara maruz bırakılmaktadır.

 

Örnekler:

 

  1. Uzun yıllardan beri Ahıska’ya dönüş amacına hizmet eden Veten Cemiyeti başkanı Süleyman BARBAKADZE Temmuz 2010 tarihinden beri tutukludur. Ne ile suçlandığı belirsizdir.

 

  1. Veten Cemiyeti Azerbaycan şubesi başkanı İbrahim Burhanov’a Gürcistan’a girme yasağı konmuştur.

 

  1. Resül Müseddinov 2009 yılı sonunda yeni yıl tatili için Türkiye’ye geçmiş ancak Gürcistan devleti geri dönüşüne izin vermemiştir. Müseddinov 2,5 ay Türkiye’de bekledikten sonra Azerbaycan’a dönmek zorunda kalmıştır. Müseddinov ailesinin diğer fertleri de Gürcistan’dan ayrılarak Azerbaycan’a dönmek zorunda kalmışlardır.

 

  1. Dünya Ahıska Türkleri Birliği Ahıska Şubesi Başkanı Abamüslim Mustafaoğlu Gürcistan vatandaşıdır. Oğlu Yaşar Mustafaoğlu ise Gürcistan vatandaşlığı için başvuru dosyasını Gürcü makamlarına teslim etmiş biriydi. Yaşar Mustafaoğlu 2010 Şubat ayında Türkiye’nin sınır kasabasına bir günlük bir ziyaret gerçekleştirmek için Gürcistan dışına çıkmıştır. Gürcü makamları aylarca bu şahsın Gürcistan’a girişini engellemiştir. Sonuçta adı geçen kişi ailesinden ayrı olarak Azerbaycan’a geri gitmek zorunda kalmıştır.

 

  1. 3 yıldan beri Gürcistan vatandaşlığına geçmek için bekleyen Recep Kocaliev’in Gürcistan devlet okullarında öğrenci 4,7,9 ve 10 yaşlarındaki çocuklarını daha önce ücretsiz olarak okutmaktaydı. Ancak şimdi ona ayrımcılık yapılmakta ve her çocuk için 300 dolar ödemesi talep edilmektedir.

 

  1. 14 yaşındayken 1944’te Ahıska’dan sürgün edilen Islam Niyazov 2007 yılında kendi imkanları ile Ahıska bölgesinde Abastuban köyüne yerleşmiştir. Niyazov’un oğlu ve gelinine Gürcistan vatandaşlığı verilirken bu yaşlı insana halen vatandaşlık verilmemiştir.

 

  1. 23 Aralık 2009’da Yusuf Süleymanov, Mehemmed Rahimov Alihanov ailesiyle birlikte Gürcistan’a gelmek istemiştir. Ancak sınırda ev eşyaları arasında eroin bulunduğu suçlaması yöneltilerek bu şahıslar ve çocukları 27 saat gözaltında tutulmuşlardır. Kan testinden bir şey çıkmadığı halde ev eşyalarına el konmuştur.

 

  1. 1944 yılında sürgün edilen Ahıskalılardan 6 kişi doğdukları yurtlarını ziyaret etmek için Eylül 2010’da Türkiye’den otobüsle Ahıska’ya gitmek istemişlerdir. Gümrüğe geldiklerinde kısa bir sorgudan sonra bir yerlerle telefon görüşmelerinin ardından Gürcistan’a girişlerine izin verilmiştir. Ahıska’da otele yerleştiklerinde otelin sahibi gelerek yerlerinin olmadığını söyleyerek otelden çıkmaları istenmiş, daha sonra sokağa çıkınca birisi yanlarına yaklaşarak yardımcı olabileceğini söyleyerek bir eve para karşılığında misafir etmiş. Odalarında yatmak üzereyken evin sahibi gelerek paralarını geri iade etmiş ve evinden ayrılmalarını istemiştir. Ahıskalı hemşerilerimiz gece geç saatlerinde taksi tutarak Kılde köyünde eskiden tanıdıklarının evine giderek misafir olmuşlardır. Bu zaman içerisinde sürekli takip edilen hemşerilerimiz uzun kalamayıp geri dönmüşlerdir. Sadece bu olay bile Ahıskalıların ne derece baskı altında olduğunu gösteren tipik bir örnektir.

Gürcistan devletinin halkımıza uyguladığı yıldırma ve ayrımcı politikalarından sadece bazıları yukarıda sıralandı. Ancak halkımızın durumu gittikçe kötüleşmektedir. Bunun en açık örneği Şubat 2010’dan beri iç kargaşa ile çalkalanan Kırgızistan’da yaşayan Ahıska Türkleri oluşturmaktadır. Bu ülkede ortaya çıkan çatışmalar sırasında halkımızın evleri ve işyerleri tümüyle yağmalanmıştır. Onların Kırgız veya Özbek olmamaları bu kargaşa ortamında tamamen korumasız kalmalarına yol açmıştır. Halkımızdan Kırgızistan’da yaşayanların içinde bulundukları zor koşulları gidermek için uygar dünya mutlaka bir çözüm bulmalıdır. Bütün bu olumsuzlukların sebebi vatansız oluşumuzdur.

 

TALEPLERİMİZ NEDİR?

Bizler Dünya Ahıska Türkleri Birliği olarak temsil ettiğimiz halkımız adına haklarımızın geri verilmesini talep ediyoruz. Halkımız son derece çalışkandır. Vatana döndüklerinde Gürcistan’a üretimin artması ve ekonominin gelişmesi yönünde çok önemli katkıda bulunacaklarına inanıyoruz.

Gürcistan Devletinin 1999’da Avrupa Konseyine taahhüt ettiklerini yerine getirmesini talep ediyoruz.

Gürcistan devletinin Ahıska’ya dönenlere ve dönmek isteyenlere uyguladığı ayrımcı ve hukuk dışı uygulamalara son vermelidir.

 

Halkımızın geri dönüş için Gürcistan makamlarına yaptığı başvuruların bir an önce sonuçlanmasını talep ediyoruz.

 

Geri dönüş için gerekli koşulların hazırlanmasını, konut ihtiyacı, eğitim, sağlık gibi konularda gereken yardımın uygar dünya tarafından yapılmasını talep ediyoruz. Biz haksız olarak yurdumuzdan sürgün edilmeseydik bunların hiç birine gerek kalmayacaktı.

 

Bizim için güncel en önemli sorun Kırgızistan’da yaşayan 18.000 kişinin içinde bulunduğu zor durumdur. Bu nüfusun topluca Gürcistan’da Ahıska bölgesine yerleşmesine izin verilmesini talep ediyoruz. Bu kitle aynı ülkede yaşadıkları için yeni duruma daha kolay adapte olabileceklerine dikkatleri çekmek istiyoruz.

 

Sonuç olarak; biz haksız olarak 66 yıl önce sürüldüğümüz Vatanımız Ahıska’ya dönmek için bütün insanlıktan bize ilgi göstermesini ve yardım etmesini bekliyoruz.

 

 

 

 

Görüşmelerden bazı örnekler

 

İlk görüşme, Avrupa Konseyi Türkiye Cumhuriyeti Delegasyonu Başkanı Erol Aslan Cebeci ile yapılmıştır. Biz Ahıska Türklerine yardımlarını esirgemeyen hem delegasyonda görevli memurlarımız hem de sayın başkanımız bizimle yakinen ilgilenmiş olup önerileri doğrultusunda görüşmelerimiz gerçekleşmiştir.

 

 

Soldan sağa: Burhan Özkoşar DATÜP Avrupa Temsilcisi, Prof.Dr. İlyas Doğan DATÜP Genel Koordinatörü, Avrupa Konseyi Türkiye Delegasyonu Başkanı Erol Aslan Cebeci, Tiflis DATÜP Temsilcisi İsmail Molidze.

 

İkinci görüşme Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi İzleme Dairesi Başkan Vekili Bas Klein ile görüşme oldu. Hollandalı parlamenter Bas Klein aynı zamanda Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi tarafından Gürcistan’ı izlemek ve rapor hazırlamak üzere raportör olarak yeni görevlendirilen Danimarkalı Parlamenter Michael Aastrup Jensen ve Arnavutluk Parlamenteri olan Koraportör Kastriot İslami ile görüştürdü. Görüşme oldukça verimli geçmiştir.

Bundan öncede Konsey’in Kafeteryasında görüşülerek çay içtiğimiz Avrupa Konseyi İzleme Komitesi Başkanı Dick Marty ile görüşülmüş olup konu tekrar gündeme getirilmiştir. İsviçreli Parlamenter Dick Marty konuyu yakinen izlediğini ve yeni görevlendirilen raportörün konuya hassasiyetli yaklaştığı bilgisini aktarmıştır.

 

 

Soldan sağa : Avrupa Konseyi İzleme Komitesi Başkanı Dick Marty, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi İzleme Dairesi Başkan Vekili Bas Klein, DATÜP Avrupa Temsilcisi Burhan Özkoşar, DATÜP Genel Koordinatörü Prof.Dr. İlyas Doğan, DATÜP Tiflis Temsilcisi İsmail Molidze, Koraportör Kastriot İslami.

 

 

Diğer bir önemli görüşme Avrupa Konseyi nezdinde saygın ve çok önemli bir kişi olan İsveçli parlamenter ve AKPM tarafından seçilen İnsan Hakları Komiseri Thomas Hammarberg ile yapılmıştır. İnsan Hakları konusunda oldukça duyarlı bir kişiliğe sahip olan Hammarberg konuyu can kulağıyla dinleyerek yardımcılarına notlarını aldırdı. Daha sonra önceden hazırlanmış olan dosyalar kendisine takdim edilerek konunun ehemmiyetini ve aciliyeti vurgulanmıştır. Önümüzdeki dönemde Gürcistan’ın üzerinde ağır bir baskı kurulması ve 1999 tarihinde vermiş olduğu taahhütlerini yerine getirilmesi konusunda uyarılmasını istemiştir. Aynı gün basına vermiş olduğu demecinde Gürcistan’ın insan hakları konusunda çok yavaş hareket ettiğini vurgulamış ve hızlı adımlar atması istenmiştir. Bu demeci gündemin önemli bir maddesi olmuştur.

 

 

DATÜB heyeti Avrupa İnsan Hakları Komiseri Thomas Hammarberg (Sağdan ikinci) ile görüşmenin ardından birlikte fotoğraf çektirdiler.

 

 

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclis Başkanı Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu ile yapılan görüşme oldukça olumlu geçmiştir. Zaten başkanlığa seçilmeden öncede Ahıska Türkleri konusunda önemli çalışmalarda bulunmuş olup konu ile yakinen ilgilenmektedir. Aynı zamanda DATÜB Genel Başkanı Ziyatdin İsmihanoğlu’nun da yakın dostu olan Mevlüt Çavuşoğlu birlikte çalışmanın önemini vurgulamıştır. En kısa zamanda Ankara’da konu ile ilgili başbakan, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar düzeyinde bir toplantının tertip edilerek ciddi bir şekilde ele alınmasının gerekliliği üzerinde durmuştur.

 

 

DATÜB Heyeti Strasbourg’ta Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclis Başkanı Mevlüt Çavuşoğlu (Sağdan ikinci) ile birlikte Gürcistan, Kırgızistan ve diğer bölgelerde yaşayan Ahıska Türklerinin aciliyeti konularında görüştüler.

 

 

Diğer bir önemli görüşme ise Avrupa Konseyi Genel Sekreter Yardımcısı Maud de Boer-Buquicchio ile yapılmıştır. Hollandalı Parlamenter Buquicchio İnsan hakları konusundaki hassasiyetini bir kez daha göstererek yanına Gürcistan üzerinde çalışmalarını yürüten yardımcılarını da alarak görüşmemize katılmışlardır. Görüşmede Ahıska Türklerinin sorunlarını dinledikten sonra bu konuda sadece Avrupa Konseyi değil diğer Uluslar arası örgütleri de harekete geçirdiklerini söyleyerek bu konunun bir an önce çözülmesi gerektiğini vurgulamıştır. Kendilerinin de bu konuyu önemsediklerini belirterek Gürcistyan’ın Avrupa Konseyi’ne üye olurken vermiş olduğu taahhütlerini henüz yerine getirmemiş olması ve azınlıklara uyguladığı baskının kabul edilemeyeceğini savunurken özellikle kendi imkanlarıyla yurtlarına gelerek yerleşen Ahıska Türklerine uygulanan baskıların Avrupa Konseyi tarafından kabul edilemeyeceği ve konu ile ilgili çalışmaların bir an önce başlatılacağını sözlerine eklemiştir. Yardımcılarına çalışmalarında sadece Gürcistan yönetimini değil özellikle Ahıska Türklerinin durumunu yerinde incelemelerini istemiştir.

 

Avrupa Konseyi Genel Sekreter Yardımcısı Maud de Boer-Buquicchio (Ortada) ile görüşen DATÜB temsilcileri ileriye dönük umutlarını artırmıştır. Özellikle de Ahıska ve köylerinde yaşayan Ahıska Türklerine uygulanan anlamsız baskıların sona erdirilmesi konusunda olumlu izlenimlerle ayrılmışlardır.

 

 

DATÜB Heyeti son görüşmeleri ise Avrupa Konseyi Planlama, Kalkınma ve Ekonomi işler Komisyonu Üyesi Azerbaycan Milletvekili Ganire Paşayeva (Soldan ikinci) ve Kırım Tatar Milli Meclis Başkanı Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu (Sağdan ikinci) ile birlikte bir süre görüşmelerde bulunmuşlardır. Görüşmelerde Kırım Tatarlarının başarısını örnek alınması gerektiği bunun için tecrübelerinden istifade edilmesi için görüşlerine başvurulmuştur. Mücadele edilmesi ve daha çok birlik olunması gerekliliği üzerinde görüş bildirmişlerdir. Mücadele hakkında heyetimize önemli ip uçları vermişlerdir.

 

DATÜB Heyetinin son görüşmeleri ise Avrupa Konseyi Planlama, Kalkınma ve Ekonomi işler Komisyonu Üyesi Azerbaycan Milletvekili Ganire Paşayeva (Soldan ikinci) ve Kırım Tatar Milli Meclis Başkanı Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu (Sağdan ikinci) ile birlikte bir süre görüşmelerde bulunmuşlardır.

 

2-3 gün boyunca Gürcistan Delegasyonuna bir türlü ulaşamayan heyetimiz son günde Gürcistan delegasyonundaki 3 milletvekili ile ayaküstü görüşmüş ve Gürcistan’da Ahıska Türklerine uygulanana haksızlıkları dile getirmişlerdir. Bu önemli konu hakkında birlikte çalışılması gerekliliği üzerinde durulmuş olup diyalogların kesilmemesi konusu işlenmiştir. Bu vesile ile verilen sözlerin yerine getirilmesi için sürekli iletişimde kalınması kararlaştırılmıştır.

DATÜB Avrupa Temsilcisi Burhan Özkoşar

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here